LiveZilla Live Help

Fidan Aşılama Teknikleri

Aşı çeşitleri nelerdir?

Göz aşıları ve kalem aşıları olmak üzere ikiye ayrılır.

Küçük bir kabuk parçası ile bunun üzerinde tek bir göz ile yapılan aşılara göz aşısı denir. Yongalı göz aşısında, kabuk parçasının altında odun dokusu bulunur.

Göz aşısı ne zaman yapılır?

  • Sonbahar göz aşısı (Durgun göz aşısı)
  • ilkbahar göz aşısı (Erken sürgün aşısı)
  • Haziran göz aşısı (Geç sürgün aşısı)

Göz Aşısı Metotları

a) T göz aşısı: 6 mm ile 2.5 cm arasındaki çapa sahip anaçlara büyüme devresinde uygulanır. Aşı topraktan 5-25 cm yükseklikte yapılır. Anaç T şeklinde kesilir. Göz ise kalkan şeklinde odunlu ve odunsuz olarak kesilir ve anaçta açılan T içerisine yerleştirilir. Aşı yeri rafya ile hava almayacak şekilde bağlanır. Aşı bağı 15-20 gün sonra kesilir.

b) Ters T aşısı: Yağmurlu bölgelerde yağmur sularının açılan T içerisine girmemesi ve enfeksiyon oluşmaması için ters T aşı metodu uygulanabilir.

c) Yama göz aşısı: Dikdörtgen biçimindeki bir kabuk parçasının anaçtan kesilip çıkarılması (üzerinde bir göz bulunan) ve kalem üzerinde aynı büyüklükte bir kabuk parçasının çıkartılıp yerine anaçtan kesilen ve bir göz ihtiva eden parçanın anaç üzerine yerleştirilmesi şeklinde olur. Genellikle T göz aşısının başarısız olduğu tür ve çeşitlerde uygulanır. Bu aşıda başarılı olmak için, gece ve gündüz ısı farkının az olduğu dönemler seçilmelidir. Aşı çabuk yapılıp, çabuk bağlanmaııdır.

d) Flüt göz aşısı: Yama göz aşısına benzer. Farkı, çıkartılan kabuk parçasının gövdeyi hemen tamamen saracak şekilde büyük olmasıdır.

e) Yongalı göz aşısı: Bu aşı metodu ilkbaharda büyüme başlamadan önce veya yaz aylarında su noksanlığı veya başka bir sebeple büyümenin durduğu hallerde kabuğun odundan kolayca ayrılmadığı zamanlarda yapılır. En önemli nokta, anaçta açılan T’ye yongalı gözün çok iyi yerleştirilmesi ve çok iyi bağlanmasıdır.

Taze kesilmiş anaçla, taze kesilmiş kalemin kambiyum bölgelerinin üst üste gelecek şekilde sıkıca temas ettirilerek, anaçla kalem arasında bir bağlantı kurularak yeni bir bitki meydana getirilmesidir. Bu tür aşılara kalem aşıları denir.

a) Yarma aşı: Küçük ağaçların gövdelerinde veya büyük ağaçların ana dallarında çeşit değiştirmeye uygun olan bir aşı tekniğidir.

b) Kakma aşı:
Yarma aşının yerine kullanılabilir. Kakma aşı çeşit değiştirmelerde özellikle 7.5-10 cm veya daha kalın çaplı dalların aşılanmalarında kullanışlıdıriar. Genellikle her ana dala 3 kalem aşılanır.

c) Dilcikli aşı: Bu aşının yapılabilmesi için anaç ve kalem aynı kalınlıkta olmalıdır. 0.6-1.2 cm çapındaki anaçların aşılanmasında uygulanması kolaydır. Gereken şekilde yapıldığı takdirde, başarı oranı çok yüksektir. Çabuk kaynar ve kuvvetli bir birleşme meydana getirir.

d) Kenar aşı: Kalemin kendinden kalın anacın yan kısmına yerleştirilmesi şeklinde yapılır.

Aşılamanın Amacı Nedir ?

Aşılama iki bitki parçasını bir bitkiymiş gibi kaynaşarak ve büyümelerine devam edecek şekilde birleştirme tekniğidir.

Yeni bitkinin üst kısmını meydana getirecek olan kısmına kalem, kökünü meydana getirecek alt kısmına anaç denir.

Aşılamanın amaçları nelerdir?

  • ismine doğru fidan üretim
  • Diğer yollarla çoğaltılamayan çeşitlerin ortadan kalkmasına engel olmak
  • Erken meyveye yatmayı sağlamak
  • Bazı anaçların özelliklerinden yararlanmak (Örneğin bodur anaçlar, farklı toprak tiplerine uygun anaçlar)
  • Çeşit değiştirmek
  • Ağacın zarar gören kısımlarının tamiri
  • Virüs testi

Erik Anaçları

Günümüzde erik çeşitlerine anaç olarak erik, şeftali, kayısı ve badem türleri kullanılmaktadır. Bunlardan ülkemizde en çok kullanılanlar yabani erik tohumlarıdır. Başlıca bodurlaştırıcı bazı erik anaçları ve kısa özellikleri aşağıda açıklanmıştır.

Myrobaran anaçları: Farklı erik türleri için kullanılan anaçlardır.

En önemli özellikleri olumsuz toprak şartlanna iyi uyum göstermeleri ve taban suyu yüksekliğine dayanıklı olmalarıdır. Ülkemizde can erikleri olarak tanınan bu eriklerin en önemli klonları; Myrobalan B, Myrobalan GF 31 ve Myrobaran 29 °C’dir. Orta büyüklükte ağaçlar yapar.

Marianna anaçları: Melez olan ve ota büyüklükte ağaçlar yapan bu anaçlar, çelikle çoğaltılmakta ve ağır ve çok rutubetli topraklar için önerilmektedir. Marianna 2624, Marianna Gf 8-1 ve Marianna 4001 en yaygın kullanılan anaçlardır. Hem Avrupa ve hem de Japon grubu erik çeşitleriyle iyi uyuşma göstermektedir.

Pixy: ingiltere’de seleksiyon yolu ile elde edilmiş yarı-bodur bir klon anacıdır. Çelikle çoğaltılmaktadır. Erken meyveye yatar ve iri meyve oluşumunu sağlamaktadır. Ancak, verim yönünden çok iyi sonuç vermemektedir.

Bu anaçların dışında Commun Mussel, Sı. Julien A, Sı. Julien 655/2, Brompton ve Damas son yıllarda ümitvar görülen anaçlardır.

Şeftali Anaçları

Şeftalilerdeki ön anaçlarının kullanımı son yıllarda giderek artmaktadır. GF 677, GF 657 gibi şeftali x badem melezi klon anaçları olup, özellikle kireçli topraklarda önerilmektedir. Kuvvetli gelişen bu anaçlar, şeftali dışında erik ve badem anacı olarak da kullanılmaktadır.

Citation: Şeftali x erik melezi olan bu anaç orta kuvvette gelişir, ağır topraklara iyi uyum göstermektedir. Erken meyveye yatar.

Kayısı Anaçları

Kayısı çeşitleri için en iyi anaç yabani kayısı (zerdali) tohumlarıdır. Ancak, Prunus besseyi üzerine aşılı kayısı çeşitlerinin yarı-bodur, sarkık ve sağlıklı gelişen ağaçlar meydana getirdikleri bilinmektedir.

Sert çekirdekli meyveler için kullanılan klon anaçları genellikle çelikle ve bazıları da doku kültürleri yolu ile çoğaltılmaktadır. Oysa yumuşak çekirdekli meyvelerin kı on anaçları ise başarılı bir şekilde arazide “değiştiriimiş tepe daldırması” yöntemiyle çoğaltılmaktadır.

80-100 cm boyundaki bir yaşlı köklü damızlık bitkileri, ekolojik bölgelere göre, Aralık-Mart aylarında sıra arası 1.5 m ve sıra üzeri 25 cm aralıklarla, toprakla 450′lik açı yapacak şekilde dikilir. Dikim esnasında 20 cm’lik tepe kısımları kesilir.

Haziran sonu ve Temmuz ayı başlarında bitkiler tamamen toprağa yatırılır.

Ertesi yıl Şubat-Mart aylarında budama zamanı toprak üstündeki sürgünlerin tamamı kesilir.

Mayıs ayı sonlarına doğru 15 – 20 cm uzunluğa erişince sürgünlerin dibine topraktan 2 cm yüksekliğe kadar PH’ı 4.555 olan torf ve 2 cm kumlu toprak serilir. Bundan sonra haftada bir ve her defasında 5 cm kumlu toprak serilerek 10-15 cm yükseklikteki köklenme ortamı görevi yapacak kümbet oluşturulur.

Ekolojik bölgelere göre Aralık – Mart aylarında, ana damızlık bitkilerden köklenmiş sürgünlerin kesimi başlar. Bunun için, kümbet toprağı önce elle açılarak köklenmiş sürgünler budama makası yardımıyla ana bitkiden ayrılır.

Haziran ayında itibaren aynı yol izlenerek, aynı yerde ve aynı anaçlardan 12 – 15 yıl süreyle üretim gerçekleştirilebilir.

Ceviz Yetiştiriciliği

Uzakdoğu’dan başlayarak Türkiye ve Avrupa üzerinden Amerika’ya kadar uzanan çok geniş bir bölgede yetiştiriciliği yapılan ceviz, meyvesi, odunu, yaprağı, kabuğu ve kütüğü ile insanımıza ve çiftçimize çok yönlü fayda sağlanan bir meyve türüdür.

Türkiye, dünya ceviz üretiminde ABD’nin ardından küçümsenmeyecek bir miktar ile 2. sırayı almaktadır.

Üretimimiz sürekli artmasına rağmen gerek illere ve bölgelere, gerekse yıllara göre düzenli bir üretim yapılmamakta ve ağaç başına verim olması gerekenden daha düşük kalmakta, bunun sonucunda da ülkemiz ceviz dış satımı, önemli pazarları kaybetmektedir.

Bu düzensizliği önlemek için ceviz yetiştiriciliği yapacak olan çiftçilerimiz şu önemli hususları unutmamalıdır;

  • Cevizüretimi, verim ve meyve kalitesi belli olan standart çeşitlerle yapılmalı,
  • Yetiştiricilik tek tek ağaçlar şeklinde değil de kapama ceviz bahçeleri halinde yapılmalı,
  • Gerekli teknik ve kültürel uygulamaları yeterli biçimde kullanılmalı,
  • Döllenme biyolojisi yönünden yeterli bilgileri edinerek gerekli tedbirleri almalı,
  • Ceviz asıl ürün olarak dikkate alınarak iklim ve toprak şartları uygun olmayan yerlere dikilmemeli.

İklim İstekleri

Sıcak mutedil iklim meyve türlerinden olan cevizler hem yüksek, hem de düşük sıcaklığa karşı hassastır. Yüksek yaz sıcakları yeşil kabukta yanmalara ve ceviz içinde büzülmelere yol açar. Bu zararlanma 39 °C’de başlar, 40-43 °Cde çok şiddetlenir. Geç sonbahara kadar gelişmeye devam eden genç ceviz ağaçları -9o °C’de bile zararlanırlar ve olgunlaşmamış odun kısımlarının ölümüne maruz kalırlar. Dinlenme dönemlerinde -11,5 °C de düşük sıcaklığa dayanan ağaçlar, sonbaharın erken donlarında -8 ile -9 °C de bile zarar görebilirler. Geç ilkbahar donları gelişen tomurcukların patlama zamanı öncesi cevizlerde en fazla zararı yapar. Kapalı tomurcuklar -1o °C ye, tam çiçeklenmede -30 °C ye, küçük yeşil meyveler ise -1o °C ye kadar dayanabilirler. Bu durum cevizlerin bu dönemde diğer meyve türlerinden daha hassas olduğunu göstermektedir.

Bahçe Yerinin Seçimi

Ceviz ağacı, köklerinin 2,5-3 metreye kadar rahatça gelişebileceği topraklarda en iyi şekilde yetişir. Bu nedenle bahçe tesisinden önce toprağın 3 metre kadar altı bir burgu vanasıyla kontrol edilmelidir.

Yer seçimi bakımından ceviz tarımını sınırlayan en önemli faktörlerden bir diğeri yüksek taban suyudur. Ağacın gelişmesi durur. Bir kaç yıl içinde tamamen kurumaya başlar.

Cevizler toprak tuzluluğuna dayanım yönünden orta derecedeki meyveler sınıfına girmektedirler.

Antep Fıstığı Aşılama

Antep Fıstığı Aşılama Tekniği:

Antep fıstığı aşılarında kalem aşısı kullanmayıp, göz aşıları kullanılmaktadır. Aşı ile ilgili yapılan çalışmalarda; Mart ayında tomurcukların kabarmaya başlamasından yapraklanmaya kadar olan devrede yongalı göz aşısının, Haziran ayında ise sürgün göz aşısının iyi netice verdiği bulunmuştur. Aşı kalemi alınırken dikkat edilmesi gereken hususlar:

  • Aşı kalemi pişkinleşmiş olmalı ve üzerinde meyve gözü bulunmamalıdır.
  • Ağacın yan dallarının ucunda bulunan sürgünler aşı kalemi olarak alınmaz. Bu dallarda bulunan sürgünler, ağacın gelişimini ve gelecek yıllarda, ürün verecek olan yeni dalların oluşumunu sağlayacaklardır. Bu nedenle, aşı kalemleri gövdeye yakın olan yıllık sürgünlerden kesilmelidir.
  • Uyur gözlerin uyanmasıyla doğrudan gövdeden çıkan sürgünler obur dallardır. Bunların gözleri olgunlaştığında aşı kalemi olarak kullanılmazlar.
  • Aşı kalemi alınacak damızlık ağaçlar, verimli ve iyi çeşitlerden olmalıdır.
  • Sürgün göz aşısı için kullanılacak aşı kalemleri günün serin saatlerinde kesilmeli ve hemen yaprak sapının 1-1.5 cm si kalem üzerinde kalacak şekilde yaprak ayaları kesilmelidir.
  • Uzak mesafelere gönderilen aşı kalemlerinin iki ucu ılık parafine batırılıp ambalajlanmalıdır.

Antep fıstığı anaçlarına göz aşısı yaparken. dikkat edilecek en önemli nokta aşı bıçağının anacın odun kısmına değdirilmemesidir. Aksi halde reçine çıkar. Ve o aşı tutmaz.

Aşı yaparken önce (T) çizilir. Sonra aşı kaleminden aşı gözü çıkarılır (Altı sivri üstü düz olacak şekilde). Aşı gözünde büyüme konisi (öz) nin bulunmasına dikkat edilmelidir. Büyüme konisine sahip aşı gözü anaçta çizilen (T) ye yerleştirilir. Ve hafif ıslatılmış rafya veya plastik bağla sıkıca bağlanır. Daha sonra 30-40 cm lik bir tırnak bırakılır. Bu tırnağın ucunda soluk dalı denilen küçük bir yan sürgün bulunmalıdır.

Aşının tutup, tutmadığı 10-15 gün sonra belli olur. Göz irileşmiş, kabarmış, kabuk rengi parlak ve yaprak sapı dokunulunca düşüyorsa o aşı tutmuştur. Göz burumuş kahverengileşmiş ve yaprak sapı kuruyup, yerinde duruyorsa o aşı tutmamıştır. Mevsim elverişli ise tutmayan aşıların alt kısmında ve değişik yöneyden yenileme aşısı yapılmalıdır.

Aşı sonrası Bakım

- Aşılamadan 20-25 gün sonra aşı bağı çözmeden gevşetilmeli,

- Aşı sürgünleri 15-20 cm yi bulunca sökülüp anaca yatık sekiz (∞) biçiminde bağlanmalı.

- Aşı yerinin altından çıkan sürgünlerin tamamı aşı yeri üzerindekiler de kısmen temizlenmeli.

- Aşı sürgün kalınlığının anaç kalınlığına yaklaştığı sonbaharda tımakların kesilmesi gerekmektedir.

Antep Fıstığı Anaçlarının Aşıya Hazırlanması

Antep fıstığı anaçları tek gövdeli ve (Ocak halinde) olarak iki kısımda bulunmaktadır. Güney Doğu Anadolu Bölgesinde aşı hazırlığı sonbaharda başlayıp, Mart ayı başına kadar devam eder.

Bazı yerlerde budama, aşı işlemi ile beraber yapılmaktadır. Bu da hatalıdır. Ağaca su yürümeden yani ilkbahardan önce budama işlemi mutlaka bitirilmelidir.

Budama balta ve tahra kullanılmayıp, el testeresi veya motorlu testere kullanılmalıdır. Bir kısım üretici, testerelerin ağacı yaktığı iddia ederek, tahrakullanmayı önermektedirler. Bunun gerçekle hiçbir ilgisi yoktur.

A- Ocak halindeki anaçların aşıya hazırlanmasmda dikkat edilecek hususlar:

1- Genellikle bir ocakta yirmi gövdecik bulunabilir. Budama mevsiminden önce ocak çevresindeki topraklar çapa ile temizlenerek, gövdeciklerin çıkış yerleri ortaya çıkarılır.

2- Bu gövdeciklerden. düzgün, pürüzsüz ve 2-4 cm çapında olabilenlerden 3-5 tanesi bırakılarak, diğerleri testere ile ana gövdeyle birleştikleri yerden çıkarılırlar.

3- Melengiç ağaçlarında aşılar çok yükseğe yapılmaz. Genel olarak aşı yeri topraktan 30-50 cm. yukarıdadır. Budama döneminde, aşı yapılacak düzgün bir yer belirlenerek, buraya kadar olan yan dallar gövdecikle kesiştiği yerden makas veya testere ile kesilir.

4- Aşı yapılacak yerin üzerindeki dalların hepsini budama mevsiminde kesmek hatalıdır. Gövdecikte su hareketini ve böylece anacın daha iyi kabuk kaldırmasını sağlamak için her gövdecikte birkaç tane dal kalmalıdır. Aşı yapıldıktan sonra bu küçük dallardan sadece 1 tanesi bırakıııp, diğerleri kesilecektir.

B – Tek gövdeli anaçların aşıya hazırlanmasında dikkat edilecek hususlar:

1- Ağacın taç genişliği ve gövde kalınlığı dikkate alınarak, budama 1-3 yıl içerisinde tamamlanmalıdır.

2- Gövdeden çıkan ana dallar budanmayıp, ağacın büyüklüğüne göre ikinci veya üçüncü derecedeki dallar budanmaııdır.

3- Kesilen her dalın ucunda mutlaka bir soluk dalı bırakılmalıdır. Aksi halde o dal kuruyabilmektedir.

4- Ağacın büyüklüğüne göre 1 veya 3 tane dal hafif azaltılarak dalların ucundaki soluk dalına ek olarak, ağacın soluk dalı olarak bırakılmalıdır.

5- Budanan ağaçların dallarından ilkbaharda, fazla miktarda taze sürgünler çıkar. Bu sürgünlerden, dalın kalınlığına göre 2-4 tanesi, çepeçevre dalı saracak şekilde bırakılarak, diğerleri. Mayıs ayında temizlenmelidir. Böylece bu sürgünlerin gelişimi artar ve daha kısa zamanda aşıya gelirler. Eğer bu sürgünlerin hepsi de dalın ucunda bırakılıp, diğer kısmında hiç bırakılmazsa, dalın o yönünde kuruluk olacaktır. Ayıklama yapılınca sürgünlerin bazıları o yıl aşıya gelebilmektedir. Ama ertesi yılda hemen hemen tümü aşıya hazırdırlar. Aşılamada ağacın taç genişliğine göre aşı sayısı değişir. Aşı sayısının azaltmayıp, aşı yapılmak üzere bırakılan her sürgüne bir aşı yapılmalıdır.

Kaynak: asilama.net