Antep Fıstığı Yetiştiriciliği - 2
Antep fıstığı yetiştiriciliği hakkında merak ettikleriniz: Antep fıstığında bahçe tesisi, antep fıstığı çeşit, tozlayıcı ve anaçları, antep fıstığında aşılama teknikleri, aşı kalemleri, budama, gübreleme, sulama yöntemleri...
ANTEPFISTIĞINDA TOPRAK VE YAPRAK ÖRNEKLERİNİN ALINMA TEKNİĞİ
Tarımda esas amaç, mümkün olan yüksek verimi ve kaliteli ürünü elde etmektir. Bu amaca ulaşmak için alınacak kültürel tedbirlerin başında gübreleme gelmektedir.
Yapılan araştırmalarda antepfıstığında uygun olarak düzenli bir gübreleme yapıldığında yaklaşık verimi %50 oranında arttırdığını, periyodisiteyi ise %38 oranında azalttığı, özellikle meyve iriliğini ve çıtlama oranını artırarak kaliteyi yükselttiği tespit edilmiştir.
Bilinçli ve dengeli gübre kullanımındaki amaç, topraktan kaldırılan besin maddelerinin tekrar toprağa kazandırılması, toprakların verim düzeylerinin korunması, bol ve kaliteli ürün alınmasıdır. Hangi gübreyi, ne kadar ve hangi zamanda vermemiz için mutlaka toprak ve yaprak analizlerinin yaptırılması zorunludur. Analizlerden istenilen yararın alınabilmesi
için örneklerin doğru alınması şarttır. Doğru alınmayan örneğin analizi ile ortaya çıkan yanlış sonuçlar emek, ürün ve gübre kaybı ile birlikte ekonomik zarara da sebep olmaktadır.
Toprak örnekleri gübrelerin uygulandığı ağacın taç iz düşümünün dış çevresinde alınmalıdır. Numune alma derinliği 0 – 30 ve 30 – 60 cm’dir. Örneğin temsil ettiği toprak alanını tam olarak yansıtması için arazide zikzaklar çizerek her 15 – 20 adımda durularak 8–10 yerden alınan örnekler karıştırılarak karma örnek haline getirilmelidir.
Toprak numunesi alınırken “V” harfi şeklinde çukur kazılmalı. Çukurun düzgün yüzeyinde 3 – 4 cm kalınlığında 18 – 20 cm boyunda bir toprak dilimi alınmalı, kova veya torba içine konulan toprak örnekleri harmanlanarak ve içinden yaklaşık 1 kg alınarak, bez veya naylon torbaya etiket bilgileri ile birlikte konulmalıdır. Etiket üzerine nereden alındığı, kimin aldığı, bir önceki yıl hangi bitki yetiştiği, bu yıl ne yetiştirileceği, arazinin sulanıp sulanmadığı, hangi derinlikten alındığı gibi bilgilerin yazılması ve en kısa zamanda laboratuara ulaştırılması gerekmektedir.
Toprak özellikleri aynı olması durumunda, 20 dekarı temsil edecek şekilde bir örnek alınmalıdır. Toprak özellikleri farklı olan arazilerde 20 dekardan az olsa bile ayrı örnekleme yapılmalıdır.
Toprak örnekleri arazinin genel yapısına uymayan özel durumu olan yerlerden alınmalıdır.
Toprak analizleri ile birlikte yaprak analizlerinin yapılması ideal bir yöntemdir. Toprakta bitki besin maddesi mevcut olduğu halde bitkinin bu besinleri alıp almadığının tespiti için yaprak analizi yapılmalıdır. Antepfıstığında yaprak analizi için en uygun zaman fıstıkta ben düşme dönemidir. Örnekleme 20 – 30 dekar için ayrı alınmalı, bahçe içerisinde “U”
veya “X” şeklinde yürüyerek ve kenardan bir ağaç atlayarak, aynı yıla ait güneş gören sürgünlerin ortasındaki gelişmesini tamamlamış yapraklardan yaklaşık 100 adet alınmalıdır.
Yaprak gübrelemesi; ilk uygulama çiçeklenme başlangıcından 1 ay sonra başlayıp 15 gün ara ile 2 defa yapılmalıdır. Toprak ve yaprak analiz sonuçlarına göre en uygun gübre tavsiyesi yapılmaktadır.
ANTEPFISTIĞINDA GÜBRELEME
Azot Uygulaması:
Antepfıstığı yapraklarında %1,8’ den daha az azot bulunması durumunda noksanlık belirtileri başlamaktadır. Azot noksanlığının ilk başlangıcında yapraklar açık kırmızı renk alırken ileri safhada tamamen sarararak erken dökülmektedir. Noksanlık belirtileri öncelikle yaşlı yapraklarda başlamakta, sürgünler kısalmakta ve yapraklar küçülmektedir.
Azotlu gübreler yapılan analiz sonuçlarına ve ağacın yaşına göre 3-5 kg/ağaç amonyum sülfat (asit kökenli ) gübresi önerilir. Gübre şubat ayında, ağaç gövdesinin yaklaşık 1 m çapındaki kısmının dışında kalan taç izdüşüm alanına serpilerek hemen toprağa karıştırılmalıdır. Yağışın az olduğu bölgelerde ocak ayında da verilebilir.
Toprakta %2’den daha az organik madde bulunması halinde ağacın yaşı ve toprak yapısına göre ağaç başına 40-100 kg iyi yanmış hayvan gübresi önerilir.
Fosfor ve Potasyum Uygulamaları:
Yapraktaki fosfor düzeyi % 0.08’ in altına düştüğünde, leke şeklinde yaşlı yaprağın uç ve orta kısımlarında açık kahverengileşme şeklinde daha ileriki safhalarda tamamen yaprağı kurutabilmektedir. Topraktaki fosfor düzeyi 7 ppm’den daha az fosfor içeren topraklara fosfor uygulaması yapılmalıdır. Yaklaşık 2 kg /ağaç triple süper fosfat gübresi önerilebilir.
Yaprakta potasyum düzeyi %0.4 ‘den, toprakta 100 ppm’den daha az bulunması durumunda noksanlık belirtileri başlamaktadır. Yaşlı yaprakların ucunda kirli kahverengi nekrotik lekeler şeklinde görülmektedir. Yaklaşık 0,5-2 kg/ağaç potasyum sülfat gübresi önerilir.
Gerek fosforlu gerekse potasyumlu gübreler toprak analiz sonuçlarına ve ağacın yaşına bağlı olarak, ocak ayında, mümkün olduğu kadar derine verilmek üzere, ya ağacın taç izdüşümüne açılacak 20–30 cm derinliğinde ve 25-30 cm genişliğindeki banda, ya da bahçelerde ağacın taç iz düşüm kenarına traktöre bağlı pullukla açılacak hatlara verilerek üzerine
de yanmış çiftlik gübresi uygulanıp, üzeri toprakla kapatılmalıdır.
ANTEPFISTIĞINDA SULAMA
Sulama genellikle, bitki gelişmesi için gerekli olan ancak doğal yollarla karşılanamayan suyun, çevre sorunu yaratmadan toprağa verilmesi olarak tanımlanır.
Amacı :
•Bitki gelişimi için gerekli nemi sağlamak amacıyla toprağa su eklemek,
•Kısa dönemli kuraklıklara karşı ürünü sigorta etmek,
•Toprağın ve havanın serinletilmesi yoluyla bitki gelişimi için daha
elverişli bir ortam hazırlamak,
•Toprakta bulunan tuzun eritilmesini veya yıkanmasını sağlamak,
•Toprakta çatlamaların zararını azaltmak,
•Taban taşının yumuşatılmasını sağlamaktır.
Antepfıstığı neden sulanmalıdır?
Kurak ve yarı kurak bölgelerde, diğer gelişim etmenlerinin elverişli düzeyde olmaları durumunda, son yapılan araştırma çalışmalarına göre; sulamayla kuruya göre yaklaşık %30 oranında ürün artışı sağlanabilmektedir.
Antepfıstığının yıllık su tüketimi salma sulamada 559-803 mm, damla sulama yönteminde ise 415 mm’dir. Salma sulama yöntemi ile 30 günde bir su uygulandığında sulama suyu miktarı 550 mm, su tüketimi 695 mm olmuştur.
Verim Yönünden;
Geleneksel yöntemlerle yetiştiriciliği yapılan antepfıstığında ağaç başına kuru kırmızı kabuklu meyve verimi 4.2 kg olarak bulunmasına karşın, damla sulama tekniği kullanılarak sulama yapılan antepfıstığında bu değer 6.23 kg’ a kadar yükselmiştir.
Fertigasyon (damla sulama ile birlikte gübre uygulaması) tekniğinin kullanılarak yürütülen projede, düzensiz verim (periyodisite) etkisinin azaldığı, ürün kalitesinde belirgin iyileşmelerin olduğu tesbit edilmiştir.
Yoğun yetiştiriciliğin (entansif) yapıldığı kuru koşullarda verim yönünden en iyi çeşit Siirt olurken; sulu ve kuru koşullarda verim,
•Suluda Siirt 262 kg/da.
Uzun179 kg/da.
•Kuruda Siirt103 kg/da.
Uzun59 kg/da. olarak bulunmuştur.
Zararlanma Riski Yönünden;
Antepfıstığı ağacı gövdesinin sulama suyu ile temas etmemesi gerekmektedir. Bu şekilde; kök boğazında aşırı nemden dolayı oluşabilecek mantari hastalıklardan ve dolayısıyla ağaç kurumalarından korunulmuş olacaktır. Antepfıstığı bahçelerinde, usulüne uygun olarak yapılan ve gövdesine suyun temas etmediği araştırma bahçelerinde, 30 yıldan bu
yana, sulama kaynaklı herhangi bir zararlanma veya ağaç kurumalarına rastlanılmamıştır.
Ne zaman sulama?
•Toprakta 0-90 ile 0-180 cm derinlikteki yararlı suyun % 50’ si bitki tarafından kullanıldığında
•Haziran- Eylül ayları arasında 20 günde bir her bir m2’ ye 120 litre su uygulaması,
•Antepfıstığında etkili kök derinliği 30-90 cm’ dir.
•Sulamada ıslatılması gereken derinlik 110-150 cm.
Uygun Sulama Yönteminin Seçimi
Antepfıstığında sulamaya karar verildikten sonra, mevcut olanaklar değerlendirilerek en uygun sulama yöntemini seçmek gerekir. Sulama yöntemi belirlendikten sonra arazi sulamaya hazırlanmalıdır.
Sulama Yöntemleri
1.Salma ve Karık Sulama
• İlk tesis masrafları düşüktür.
• Düzenli bir su dağılımı sağlamak için bahçeyi küçük parsellere
ayırmak gereklidir.
• Sürekli işçi gereksinimi olduğundan, sulama maliyetini artırır.
• Su ile temas eden toprak yüzeyi daha büyük olduğundan, yabancı ot
mücadelesi güçleşir.
2. Yağmurlama (Sprink )Sulama
Yararları;
• Düzensiz(engebeli) arazilerde sulama yapmaya ,
• Homojen bir su dağılımı ile daha kısa sürelerde daha az su uygulanmasına,
• Sabit sistem yağmurlayıcılar yoluyla don zararından korunma,
• Bahçe toprağı üzerinde tam bir örtme sağlayarak, örtü bitkilerinin de su kullanmasına izin verir.
• Az su ile daha büyük alanlar sulanır.
Sakıncaları;
• İlk tesis masrafları yüksektir.
• Enerji kullanımından dolayı ek masraf gerektirir.
• Yağmurlamada kullanılan su, tuzluluk yönünden iyi kalite olmalıdır.
3.Damla Sulama
Yararları;
• Engebeli araziler kolaylıkla sulanır.
• Bahçe toprağının sadece bir kısmı sulandığından yabancı ot gelişimi en az düzeydedir.Sulamayla birlikte etkili ve yeterli gübreleme yapmaya olanak sağlar
• Sulamanın miktar ve zamanının daha doğru kontrol edilmesine olanak sağlar.
• Daha az su ile daha fazla alan sulanabilir
Sakıncaları;
• İlk tesis masrafları yüksektir.
• Damlatıcıların tıkanmasına neden olmamak için kullanılan sulama suyu temiz olmalıdır.
• Sulama suyu basınçlı olmalıdır. Bu da ilave masraf gerektirir.Sulama sistemlerinden, damla sulama tercih edildiğinde, 1” lik ( 1 parmak) sulama suyu ile yaklaşık 10 dönümlük bir alan sulanabilir. Dönüm başına tesis maliyeti ise, 250-300 $ arasında değişme göstermektedir.
Bu sistemle, iklim ve toprak şartlarına bağlı olarak değişmekle beraber, sulamalar haftalık olarak ve her sulamada sistem 10 saat çalıştırılarak (30 cm damlatıcı aralığı, 3 l/h damlatıcı debisi ve çift lateral tertibi için) sulama yapılmalıdır.
Kaynak: tarim.gov.tr
Telif Hakkı © 2009 KamberAga.com | Tüm Hakları Saklıdır.






