Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar:
Tohumla Oynama!


Genetiği değiştirilmiş organizmalarla (GDO) ilgili tartışmalar, hükümetten gelen son açıklamalarla yeniden alevlendi.



Ulusal Biyogüvenlik Yasası, Türkiye'de GDO'nun önünü açma tehlikesi yaratıyor. Buğday Ekolojik yaşamı Destekleme Derneği, kamuoyounu dönüşü olmayan bu yol hakkında uyarıyor ve önemli noktalara dikkat çekiyor:


Türkiye bugün GDO yetiştiren ülkelere oranla çok daha zengin bir biyolojik ve tarımsal çeşitliliğe sahip. Bu gücünü çevre ve insan sağlığına etkisi kanıtlanmamış ve dışa bağımlı bir teknolojiyle riske atması, rekabet şansını yok eder.


GDO dikildiği bölgelerde iddia edildiği gibi sentetik ilaç kullanımını azaltmadı. Aksine büyük alanlarda tek tip üretim (monokültür), sentetik tarımsal girdi ve teknik uygulama ihtiyacı ortaya çıkardı.


Bilimsel olarak GDO henüz aklanmış bir teknoloji değil. AAEM (Amerikan Çevreci Tıp Akademisi) bilimsel çalışmalarla elde ettiği bulgular sonucunda GDO içeren gıdaların tamamen yasaklanmasını önerdi.


Kanada, ABD, Brezilya gibi ülkelerde GDO ekimi çok büyük alnalara, mali güce sahip işletmelerde gerçekleştirildi. Türkiye kırsalında orta ve küçük ölçekli tarımsal işletmeler için bir çıkış olması mümkün değil.


GDO'ya karşı gruplar kesinlikle marjinal-azınlık-çığırtkan gruplar değil, AB ve dünya pazarındaki tüketici kitleleri. Dünya tüketicisinin istemediği bir ürüne yatırım yapmak, talebi sürekli artan ekolojik üründen vazgeçmek ulusal bir kayıp olabilir.


Açlığın önüne geçilmesi ve sağlıklı nesillerin yetişmesi, ancak zengin bir doğa ve onun kaynaklarının sürdürülebilir kullanımıyla mümkün. GDO gibi teknolojiler ekonomik bağımlılığı artırarak gıda ve ekonomik dağılımın daha da bozulmasına ve fakirliğin artmasına sebep olmakta.



Kaynak: Atlas, Temmuz 2009